DR. REINHOLD VOLL

Reinhold Voll (1909-1989), alternatif tıp tanı ve terapi yöntemi olan elektro akupunkturu (EAV) bulan bir Alman doktordur.

1940’ların sonlarında, Dr. Reinhold Voll elektriğin insan fizyolojisi üzerindeki etkilerini araştırmaya başladı. Dr.Voll çalışmalarında Empedans Ölçümü olarak bilinen bir teknik uyguluyordu. Bazı malzemeler elektriksel olarak yüksek iletkenliğe sahiptir (örn. bakır, gümüş gibi metaller); bazı malzemelerse iletken değildir (örn.tahta, kauçuk). Malzemelerin elektriksel direnci, yani empedansı, Ohm-metre ile ölçülür.

Dr.Voll insan vücudunun iletkenliğini genel olarak ölçtüğünde elektriksel rezistansının oldukça yüksek olduğunu gördü. Vücudun büyük oranda elektriksel olarak iletken sıvılardan oluştuğu düşünüldüğünde bu anlaşılması güç bir durumdu. Öte yandan cildin elektrik akımına direnci çok yüksektir. Dr.Voll ayrıca vücudun belli yerlerinin çok daha iletken olduğunu ve bunların Doğu Tıbbındaki akupunktur noktalarına karşılık geldiğini buldu. Böylece, EAV (Voll Elektro Akupunktur) yöntemi ile akupunktur noktaları bir ohmmetre ile ölçülerek vücudun enerjetik sistemi analiz edilebilmektedir.

EAV ile vücudun “enerjetik sistemi” dolaylı yoldan ölçülür.

EAV, vücudun fizyolojisini, biokimyasını ya da parçalarının patolojisini ölçmez; ancak “enerjetik sistem” bu bileşenlerle ilişkilidir. Akupunktur, vücudun “enerjetik” sistemi ile çalışır. Akupunktur meridyenleri bir bilgi ve enerjetik akış ağıdır. Meridyenlerin bir çeşit enerjisi vardır, ancak elektrik akışı yoktur. Bu nedenle de, akupunkturun vücudun enerjetik sistemini doğrudan ölçmesine dair karşıt fikirler bulunmaktadır; başka bir deyişle, geleneksel ölçümlerle akupunktur meridyenlerinin varlığı ispatlanamamaktadır.

EAV vücudun akupunktur/enerjetik sistemini doğrudan ölçmez, ancak akupunktur noktalarından geçen elektrik akımı ile ölçülen iletkenlik o meridyenin enerjetik sağlığı hakkında bilgi verir.

Dr.Voll, EAV/Ohmmetre ile ölçülen iletkenlik değerinin, 50 düzeyinde olmasının enerjetik olarak sağlıklı bir meridyeni gösterdiğini bulmuştur. İletkenliğin 50’nin oldukça üstünde, 65 ve üstü değerlerde olması, enflamasyon olduğunu gösterir; enflamasyon olduğunda vücuttaki sıvıların yoğunluğu artar ve buna bağlı olarak iletkenliği de yükselir. Bir noktada okunan değer 50’nin oldukça altında, yani 30’dan düşükse, bu meridyenin enerjisinin düşük veya bozulmuş olduğu düşünülür.

EAV uygulanan kişi negatif yüklü elektrodu elinde tutarken terapist pozitif yüklü elektrodu vücudun belirli noktalarına değdirir. EAV cihazı, iğneli akupunkturun etkisine karşılık gelen düşük bir elektrik akımı verir.

Dr.Voll, benzer bir elektro akupunktur cihazı olan Diatherapuncteur’ü geliştirirken mühendis Fritz Werner ile birlikte çalıştı. 1960’lı yıllarda, Alman doktor Helmut Schimmel EAV uygulamasını basitleştirerek ölçme noktalarının sayısını 850’den 60’a indirdi. Daha sonraki EAV cihazları Vegatest, Accupath, Biotron, Computron, Dermatron, DiagnoMeter, Interactive Query System (IQS) gibi isimlerle pazara çıktı.

Tükenme evresinde stres artık uzun bir süredir devam etmektedir. Uyum enerjisi bittiği için vücudun direnci de kaybolur. Aşırı yüklenme, adrenal yorgunluk, maladaptasyon veya fonksiyon bozukluğu olarak da tanımlanan bu durumda stres düzeyi yükselir ve orada kalır.

Adaptasyon evresi bitmiştir ve G.A.S.’nun bu evresi sağlığa en zararlı olan dönemdir. Kronik stres doku ve organlardaki sinir hücrelerine zarar verir. Özellikle beynin hipokampüs bölümü en zayıf noktadır. Düşünme ve hafızanın bozulmasıyla anksiyete ve depresyon eğilimi başlar. Otonom sinir sisteminin advers fonksiyonu ile yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, romatoid artrit ve diğer stres bağlantılı hastalıklar oluşabilir.